OyunOyun İncelemeleri

Ütopik bir hikaye: BioShock Infinite

2013 yapımı BioShock Infinite oyununun dünyasına adım atın. Fps oyunlar arasında hikayesiyle dikkat çeken oyun, incelemesi ile Basekeepers'ta...

Lise son sınıftan beri yani 4–5 senedir oynamak istediğim ama bir türlü oynayamadığım, doğrusu fırsat bulamadığım, 2013 yapımı BioShock Infinite oyununu en sonunda bitirdim. Steam verilerime göre bitirmek 17.8 saatimi almış (DLCler hariç). Birazcık oynanıştan, birazcık görsellikten ve bolca hikayeden bahsedeceğim bu yazıda.

Booker ve Elizabeth
Booker ve Elizabeth

Oyunun hikayesine hemen başlayıp, sizleri yazıdan kaçırmamak için öncelikle teknik konulara değineceğim. Dürüst olmak gerekirse çok fazla oyun tekniğinden anlamam, önceliğim oyunun hikayesinden keyif almaktır fakat elimden geldiğince bahsedeceğim. Sadece çıkış senesi değil şu an bile oynanış yönünden çok, atmosferi ve hikayesi ile fps oyunlar listesinde iyi bir yeri olması gereken ve olan bir oyun.

Kesinlikle benim top oyunlarım listesine iyi bir yerden girecek Bioshock Infinite sonunda doya doya 18 saat ile yaşarken, oyunun çıkış tarihinin üstünden 6 sene geçmesine rağmen grafiklerinin tazeliğini korumasını söylemeden geçmemeliyim. Grafiklerin bu kadar etkileyici olması sizi oyunun içine çekerek keyifli bir deneyim sunarken, aynı zamanda yaratılan atmosferi ve hikayeyi iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Bunların yanında rahat oynanış ve basit combat sistemi sizi yormadan hikayenin içinde daha fazla kalmanızı sağlıyor. Birkaç boss fight vardı fakat çok fazla taktik isteyen ve sizi zorlayacak şekillerde saldıran bosslar değildi. Hatta düşmanların toplu geldiği anlar kadar zorlamadı desem yalan olmaz.

Oyunun ana hikayesi haricinde opsiyonel olarak takip edebileceğiniz ufak görevler vardı fakat ben hem yıllardır bu oyunu oynamak isteyen birisi olarak, hem de hikayenin işlenişi çok iyi olduğu için ana hikayeden kopamadım. Yaratılan atmosferin, hikayeye kusursuzca destek olması Bioshock Infinite’in en büyük artılarından ve türünün en orijinal örneği olmasının sebeplerinden birisi.

Hikayenin Geçtiği Şehir: Columbia

Columbia
Columbia

Oyunun atmosferini ve hikayesini bu kadar övmenin üzerine artık bu konulara değinmenin vakti geldi. Öncelikle oyunun geçtiği Columbia şehrinden bahsetmek istiyorum. Columbia, heykelleriyle ve vaazlarıyla karşılaşacağımız peygamberimiz Zachary Comstock tarafından kurulmuş uçan bir şehir. Bu şehrin uçmasını, oyunun içinde en beklemediğimiz yerlerde karşımıza çıkan Lutece kardeşlerden Rosalind Lutece geliştirdiği bir mekanizma ile sağlıyor. Şehrin çevresine yerleştirilmiş raylarla gerçekleşen Sky-Line ulaşımı bu şehire dair favori ögelerinizden biri olacaktır.

Robert & Rosalind Lutece (Lutece Twins)

Bioshock Infinite kafanızda oluşabilecek “Columbia neden uçuyor?” sorusunun cevabını güzel, festival tadındaki şehrin köşelerine ya da binalarına koyduğu “kinetoscope” denen cihazlarla veriyor ama bence çoğunuz bunları izlemeden geçecek, bu yüzden ben birazcık bahsedeyim size; 1901 yılında şehir uzak kıyılardayken gerçekleşen Boxer isyanında ABD’nin rehin aldığı Çinliler, Columbia tarafından yoğun bir şekilde vuruluyor. Comstock ve Columbia halkı bunu Amerika için yaptıklarını düşünüyorlar ama ABD, Columbia’nın dünya için büyük bir tehdit olduğunu düşünüyor. Bunun üzerine şehir tekrar kıyılara çağırılıyor fakat 1902 yılında Columbia dönmek yerine bulutların üzerinde kayboluyor ve bir daha görülmüyor.

Bioshock Infinite Ne Anlatıyor?

Kinetoscope dediğimiz cihazlar

Böylesine ütopik, peygamberler, uçan şehirler olan bir oyunda herkes ortada nasıl bir hikaye olduğunu merak ediyor tabii, anlatmaya devam edeyim fakat spoiler olduğu konusunda sizi tekrar uyarmalıyım. Bioshock Infinite’in başında birisi alacaklı gibi kapımızı “bring us the girl and wipe away the debt” diye bağırarak çalıyor ve bizi atmosferiyle cennet gibi gelen Columbia şehrine gitmemizi sağlayacak araca götürüyor. Columbia şehrine gitme sebebimiz ise kapımızı çalan adama istediği kızı götürmek. Aradığımız kız yazının başında görselini paylaştığım Elizabeth’in ta kendisi. Elizabeth, oyunun ilerleyen zamanlarında bize combatlar sırasında hayati eşyalar atmasını dışında iyi bir yol arkadaşı oluyor. Hatta hazır spoiler veriyorken itiraf edeyim, oyunun bir bölümünde Elizabeth olmadan ilerlememiz gerekiyor ve bu bölümler benim oyundan aldığım keyfi hafif düşüren bölümlerdi.

Hikayeye dönecek olursak, peygamber olarak bahsettiğimiz Comstock ve asıl kahramanımız olan Booker DeWitt farklı evrenlerde doğmuş aynı insanlar. İkisi de savaş alanlarında yapılan katliamlara önayak oluyorlar fakat Booker savaştan döndükten sonra kahraman gibi karşılanmasına rağmen yaptıklarının acısını ve pişmanlığını yaşıyor. Döndükten bir süre sonra Booker evleniyor, bir kızı oluyor. Karısı, kızları Anna’yı doğururken ölüyor ve bu Booker’ı ağır bir depresyona sokuyor. Daha sonra özel dedektif olarak çalışıyor fakat pişmanlıkları devam ediyor.

Pişmanlıklar

Anna DeWitt ve Zachary Comstock

Bir süre sonra Lutece Twins dediğimiz kardeşlerden, Rosalind Lutece’ın farklı bir evrende yaşayan erkek versiyonu Robert Lutece ofisinin kapısını çalıyor, Comstock adına kızı Anna’yı istiyor. Eğer kızı verirse borçları ödenecek ve Booker rahata erecektir. Umutsuzlukla kızını Robert’a veriyor fakat verir vermez büyük bir pişmanlık yaşıyor, kızını takip etmeye başlıyor. Oyunun içinde sıkça göreceğimiz ‘yırtığın’ içine girecekken Comstock ile boğuşuyor fakat Comstock, Anna’yı çekmeyi başarıyor ancak gözyaşı kapandığında Anna’nın serçe parmağının ucu kopuyor. Booker kızını vermenin pişmanlığını unutmamak ve hep hatırlamak için elinin üstüne “AD” harflerini kazır.

Oyun içinde geçen bir afiş, Booker’ın “yalancı çoban” olduğunu yazıyor.

Bioshock Infinite’de sadece pişmanlıkları olan Booker değil. Comstock ve Booker’ın farklı evrenlerde yaşayan aynı kişiler olduğundan bahsetmiştim. Comstock olan Booker, pişmanlıklarından kurtulmak yani borçlarını ödemek için satacağı bir kızı olmadığından kendisini vaftiz ediyor ve Zachary Comstock adını alıyor. Comstock, Rosalind Lutece tarafından keşfedilen yırtıklar ile boyutlar arası yolculuklar yapıyor fakat bu yolculuklar onu çabuk yaşlandırıyor. Sevgili peygamberimiz, erken öleceğini ve Sodomdan (yeryüzü) intikam alamayacağını düşünür. Eşinin ve kendisinin çocuğu olmuyordur, bu yüzden Booker’ın kızını yani Columbia’nın Kuzusu’nu Sodomdan intikam alacak kişi olarak tanıtır. Kızı bir kuleye kapatır, mekanik bir kuşu gardiyanı yapar ve yeryüzüne ateşler yağdıracağı gün gelene kadar üzerinde deneyler yapar.

Elizabeth

Bu anlattıklarımın hepsini oyun bitene kadar öğrenemiyorsunuz çünkü Bioshock Infinite hikayesini çok güzel saklamasını bilmiş. Tam olarak maceraya Robert Lutece bizden “borçlarımızı ödemek” için kızı getirmemizi istediği bölümde başlıyor. Booker’ın kızını satmasından sonra bu cümleyi ikinci duyuşudur fakat Columbia’ya gittiğinde gerçekliği ve hayali birbirine karıştıran Booker bunların hiçbirini hatırlamaz. İşte burada oyunumuz başlar ve cennet Columbia içerisinde gezinmeye başlarız.

Comstock’un ölmesi için doğduğu ana yani Booker’ın vaftiz olduğu zamana dönmek ve bunu engellememiz gerekmektedir. Oyun boyunca yanımızda olan Elizabeth bizi deniz fenerlerinden geçirerek bu ana götürür. Farklı evrenlerden Elizabethler gelip vaftiz anında bizi boğar. Diğer Elizabethlerin yok olduğunu ama asıl Elizabeth’imizin hala orada olduğunu görürüz ve ekran kararır. Evet, soru işareti bırakan bir oyun sonu.

Farklı evrenden gelen Elizabethler

Bioshock Infinite Değerlendirmesi

Bitirmemin üstünden birkaç gün geçmesine rağmen hala duygusal olarak bir yoğunluk ve boşluk yaşıyorum. Oyunu bitirdikten sonra kendime “bu kadar sene beklemiş olmama değip değmediğini” sordum ve kesinlikle cevabımdan çok memnunum. Daha erken oynasaydım bu kadar derin ve incelikle işlenmiş bir hikayeden keyif alacağımı sanmıyorum. Sadece eğer bize seçme şansı sorsalardı kusursuz bir oyun olurdu fakat oyundan bu şekilde bile çok fazla keyif aldım. Sona doğru yürürken ufak ve yavaş adımlar atıp, etrafın keyfini çıkartmaya çalıştım. Yüzümde hafif bir gülümseme ve dolu gözlerle kararmış ekrana baktığımı hatırlıyorum. Geçirdiğim 18 saat bana 5–6 saat gibi geldi, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.

Eğer oyun oynamayı çok sevdiğinizi iddia ediyorsanız kesinlikle oynamanız gereken bir başyapıt. İndirimleri beklerseniz platformlardan uygun bir fiyata alırsınız ama indirimler olmadan bile yeterince hoş bir fiyatı var. Bioshock Infinite’i puanlamam gerekirse 8,5/10 verirdim.

Etiketler

Şevval Ceylan

Dizi, film izlemekten ve oyun oynamaktan hoşlanan, kahramanı Captain America olan bir genç kız...

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu