OyunOyun İncelemeleri

Sepetimdeki Oyunlar: Gris

Bazı yapımlar, benzerlerinden oldukça farklı tatlar taşır. Bir şarkıyı dinlerken ya da bir filmi izlerken, diğerlerine kıyasla hissetmediğiniz duygularla karşılaşırsınız. Bu hisli yapımlara oyun dünyasında rastlamak ise oldukça zor. Zira genellikle eğlendirme amacı taşıyan video oyunları, nadiren sanat kaygısı taşır. Yine her geçen gün, birer sanat eseri olduğunu iddia edebileceğimiz video oyunları ile daha çok karşılaşıyoruz. Özellikle sektörde yer edinmeye çalışan bağımsız yapımlar, bu konuda başarılı. Geçen sene Nomada Studios çatısından çıkan ve özel bir anlatım diline sahip Gris, bu yapımların başında geliyor.

Yapımdan biraz bahsedecek olursak esasında Gris, oynaması ve anlaması bakımından oldukça bir basit oyun. Oyuna ismine ilham olan karakterimiz ile birlikte yaşadığımız dünyadan oldukça farklı ve renksiz bir dünyada yolculuğa çıkıyoruz. Yapımın asıl amacı ise zor bir dönemden geçtiği belli olan Gris‘e sesini, yaşadığı dünyaya ise rengini geri getirmektir. Bunun için oyuncuların tek yapması gereken, belli bulmacaları çözerek kahramana yolculuğunda eşlik etmektir.

Gris oyununun en güçlü ayrıntısı, sözünü ettiğimiz yolculuğa eşlik etmek meselesi. Zira Ralph Waldo Emerson’ın dediği gibi bu hayatı güzel kılan varış noktası değil yaptığımız yolculuktur. Bu söz de oyunu tamamen açıklıyor. Zira Gris, başında sonuna bir yolculuğu konu alıyor. Oyuncunun görevi ise bu yolculukta karaktere eşlik etmek. Hal böyle olunca anlatım oyunda anlatım önemli bir yer tutuyor. Nomada Studios bunun farkında olacak ki yapım aşamasında bu tarafa ağırlık vermiş.

Zira oyun, özenerek yapıldığı belli olan beş bölümden oluşuyor. Her bir bölüm adını bir renkten alıyor ve bu renkler karakterin yaşadığı içsel yolculuğun temasını oyuncuya aktarıyor. Değişken renk paleti ile birlikte bölüm tasarımları da Gris‘in öne çıkan detaylarından. Her bir kısım, aktarılmak istenene duyguyu destekleyecek şekilde hazırlanmış. Küçük bir yan karakterden çevre tasarımına, kısacası oyunun başından sonuna kadar büyüleyici bir atmosfer hakim.

Net ve Etkileyici Bir Anlatım

Öte yandan Gris, su gibi duru ve net bir anlatıma sahip. Öncelikle belirtmeliyim ki oyunda herhangi bir diyalog ya da sesli anlatım bulunmuyor. Dahası Gris‘te yapmanız gerekenler ve tüm hikaye, oyuncuya usul usul sessiz bir şekilde aktarılmış. Sessizliğin bozulduğu anlarda ise size eşlik eden benzersiz müzikler maceranızı daha keyifli bir hale getiriyor. Dahası oyunun görselliğin ötesinde sizi kendine hayran bırakan bir hikayesi var. Karşılaştığınız her sorunun üstesinden; biraz zeka ve Gris‘in türlü şekiller alabilen kıyafeti sayesinde geliyorsunuz. Siz ilerledikçe de karakterimizin başta yıkık dökük dünyası, renklenip toparlanıyor. Başta o iç karartan gri dünya renklenmeye, çiçek açmaya başlıyor.

Serüven ilerledikçe de karakterin öyküsü sizin öykünüz oluyor. Çünkü oyunun hikayesi aslında sizin ona yüklediğiniz anlamı taşıyor. En başta söylediğim tüm macerayı basitçe sesini kaybetmiş bir kızın hikayesi olarak özetleyebilirsiniz. Ya da kaybetmenin acısını yaşayan ve bu acıya karşı mücadele eden birinin serüveni olarak da adlandırabilirsiniz. Oyunun en can alıcı sizinle birlikte şekilleniyor olması. Basit bir yolculuktan öteye Gris, oyuncuyu hissetmeye ve bir takım duyguları paylaşmaya itiyor.

Dediğim gibi bazı oyunlar yapılırken sadece oyun olmanın ötesinde gayeler taşınıyor. Nomada Studios ve Devolver Digital eşliğinde çıkan Gris de bu tür yapımlardan. Zarif ve hayran bırakan görselliğiyle oyun, eminim ki damaklarda tat bırakacak. Hüznü ve mutluluğu, yalnızlığı ve umudu bir arada hissedeceğiniz, geçen birkaç saatin ardın güzel hatıralar ile ayrılacağınız Gris‘i sepetinize tez zamanda eklemelisiniz.

Etiketler

Kubilay Koyuncuoğlu

Doğuştan Silivrili, soğuk sever. Mahallenin dost canlısı, süper yazarı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu