fbpx
FilmFilm İncelemePazar Sinema Kulübü

Pazar Sinema Kulübü #5: Zombieland

Pazar Sinema Kulübü, televizyonların salonlarımızı işgal etmeye başladığı yıllarda hafta sonunun baş tacı programıydı. Birçok yıldız ismin rol aldığı yapımlar ile Pazar Sineması efsanesi sayesinde tanıştık. Ülkemize dünya sinemasını sevdiren film serisi Base Keepers ile geri dönüyor. Yıllanmış ama yıllandıkça da seyir keyfi artmış filmleri her Pazar sizlerle buluşturuyoruz. Başladığımız tarihte doğan bebeklerin, çok değil, daha bir aylarını yeni yeni doldurmuş oldukları serimizin beşinci haftasında Zombieland‘i konu ediniyoruz.

Dünyada gerçekleşebilecek her türlü mucize ve felaketin, beyaz perdede istisna göstermeden yaşandığı ülke olan Amerika’da; bir hamburger sevdasına insanlar zombi haline gelir. Deli dana hastalığına yakalanmış bir ineğin etinden bulaşan virüsün, mutasyona uğramasıyla beraber ülke zombiden geçilmez hale gelir. Bu çivisi çıkmış dünyada, gündelik hayatında tam bir ev kuşu olan Colombus ise hayatta kalmayı başarmıştır.

Filmde, bir zombiye dönmemek için kendine bir takım kurallar koyan ve bunları itinayla yerine getiren Colombus, hastalık ile Texas’taki öğrenci evinde tanışır. Hayatındaki en önemli anlardan birini yaşarken adeta kucağında bir zombiyi bulması, onu bir kez daha ne kadar şanssız bir kadere sahip olduğuna inandıracaktır. Koca ülkede kural kitabıyla birlikte tamamen yalnız kaldığına inanmaya başlayan genç Colombus, ailesinin yaşadığına dair umuduyla memleketine doğru yola çıkar. Evine doğru yol alan ana karakterimizin; Tallahassee, Wichita ve Little Rock ile tanışmasıyla, hayatı ve macerası yeniden şekil alır.

Deadpool Senaristlerinden Ustaca Bir Eser

Yukarıda konuştuklarımızdan öte Zombieland, üzerine kurulduğu Colombus’un eve dönüş macerası ile birlikte oldukça başarılı bir hikayeye sahip. Film, sahip olduğu özgün senaryo ile birlikte, birbirine uzak olan komedi ve korku unsurlarını bir arada kullanmak konusunda da adeta bir ders veriyor. Söz konusu başarıda aslan payına sahip kişiler ise Rhett Reese ve Paul Wernick. Belki bu iki ismi bir yerlerden anımsıyor olabilirsiniz. Eminim ki ikilinin yazarlığı yaptığı diğer bir bol kahkahalara sebep olan yapımları da izlemişsinizdir. Zira kendileri o çok sevilen Deadpool serisinin de senaristliğini üstleniyorlar.

Paul ve Rhett Deadpool‘da olduğu kadar Zombiland‘de de seyirciyi güldürme konusunda bir hayli başarılılar. Filme her ne kadar her şeyiyle korku filmi diyemesek de, sahip olduğu korku unsurlarını düşünecek olursak, yapılan hiçbir şakanın yersiz durmaması cidden alkışlanacak bir durum. Bir yerden sonra filmin yakaladığı havayla birlikte, absürt durum bile izleyiciyi güldürmeyi başarıyor. Deadpool ve Zombieland ışığında Rhett Reese ve Paul Wernick için yarattıkları bir hikayeye komedi unsurlarını işlemekte ustalar diyebiliriz. Bu ustalıklarının eserlerinden olan Zombieland ise izlenmeye değer.

Sinerjisi Yüksek Bir Ekip

Filmde yer alan karakterlerden de şöyle bir bahsetmek isterim. Zombi felaketinden kurtulmaya çalışan dörtlümüz Tallahassee, Wichita, Little Rock ve Colombus; sinerjisi yüksek bol keyifli bir ekip olmuş. Filmde her karakterin, tek başına ya da ikili ve dörtlü gruplar halinde bir macerası mevcut. Fakat bu maceralar izleyiciye skeç skeç değil de akışı bir bütün yapım halinde sunulmuş. Yaşana her macera ile birlikte grup arasındaki sinerji artarken, yolculuk daha bir keyifli hal alıyor. Her an her yerden zombinin fırlama mümkünü olan bir dünyada, birbirlerine karşı yaşadıkları güven sorununu zamanla aşan ekibimiz; en nihayetinde ortaya keyifli bir yolculuk hikayesi koymuş. Özellikle de bu tür komediler peşinde koşan Türk sinemasının her sahnesiyle örnek alması gereken bir yapım ortaya çıkmış.

Diğer bir yandan dört ana karakteri ve dolayısıyla filmi başarılı kılan bir diğer unsur, onları canlandıran aktörler. Jesse Eisenberg, gençliğinin doruğunda iken ortaya koyduğu Colombus karakteri takdire şayan. Hatta bu rol ile birlikte The Social Network filmindeki Mark Zuckerberg tiplemesinin, Eisenberg‘in üstüne çok yapıştığını düşünmekteyim. Kendisi Lex Luthor’u bile canlandırırken bu tiplemelerden tatlar gösteriyordu seyirciye. Öte yandan Woody Harrelson, filmin can alıcı karakterlerinden olan Tallahassee ile adeta döktürmüş. Komedinin yükseldiği noktalarda usta oyuncunun yer aldığını söylemek sizleri şaşırtmaz. Dahası Emma Stone ve Abigail Breslin, ekibi tamamlayan kadın aktörler olarak yer alıyor filmde. Zombi dünyasında hayatta kalma mücadelesi veren abla-kız kardeş ikilisini canlandıran oyuncular, Zombieland‘e ayrı bir tat katıyor.

Sonuç olarak bir zombinin avının peşinde koşması misali komediyi kovalayan Zombieland, bu haftanın Pazar Sinema Kulübü üyesi. Gelecek senenin sonbaharında, tam on yıl aranın ardından, devam filmi ile geri dönecek olan bu yapım, izlememiş olan Base Keepers okuyucularına kesin tavsiyemiz. Emma Stone, Woody Harrelson ve Jesse Eisenberg‘li kadrosuyla, hatta Bill Murray’in Bill Murray’i canladırdığı Zombieland, bu soğuk günlerde yapacak bir şey bulamayanlara özel önerimiz. Tadını çıkaracağınız diğer tavsiyeler için de diğer Pazar Sinema Kulübü filmlerine bakabilirsiniz. Bir sonraki pazar görüşmek üzere, iyi seyirler.

Pazarınızı güzelleştirecek diğer öneriler için;

Pazar Sinema Kulübü

Etiketler

Kubilay Koyuncuoğlu

Doğuştan Silivrili, soğuk sever. Mahallenin dost canlısı, süper yazarı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu