FilmFilm İncelemePazar Sinema Kulübü

Pazar Sinema Kulübü #3: El Laberinto Del Fauno

Pazar Sinema Kulübü, televizyonların salonlarımızı işgal etmeye başladığı yıllarda hafta sonunun baş tacı programıydı. Birçok yıldız ismin rol aldığı yapımlar ile Pazar Sineması efsanesi sayesinde tanıştık. Ülkemize dünya sinemasını sevdiren film serisi Base Keepers ile geri dönüyor. Yıllanmış ama yıllandıkça da seyir keyfi artmış filmleri her Pazar sizlerle buluşturuyoruz. Bu dünyanın en çok okunan yazı dizisi olmayan Pazar Sinema Kulübü’nde bu hafta, orijinal ismiyle ‘El Laberinto Del Fauno’ ya da Türkçe çevirisiyle Pan’ın Labirenti filmini tavsiye ediyoruz.

İç Savaş Ortasındaki Anne ve Kız

Guillermo del Toro’nun yazıp yönettiği 2006 yılı yapımı filmin, özellikle hikayesi ve atmosferiyle izleyenleri etkileyeceğinden eminiz. Meksikalı yönetmenin hayal dünyasının oldukça hoş bir yansıması olan Pan’ın Labirenti’nde, yirminci yüzyılın ortalarında iç savaş ile çalkalanan İspanya’ya konu oluyoruz. Cumhuriyetçiler ve kral yanlıları arasında yıllarca süren savaşta, her savaşta olduğu gibi, İspanya halkı büyük zarar görmüştü. Birçok anne, baba ve çocuk hayatını kaybederken, hayatta kalan birçok aile ise evlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştı. Ana karakterimiz kitap kurdu Ofelia söz konusu isimlerden biri. Babasını iç savaş sırasında kaybeden Ofelia, annesiyle birlikte yıllardır oturduğu şehirden; annesinin yeni eşi, milliyetçi ordusunda görevli Yüzbaşı Vidal’ın yanına taşınırlar.

Ormanda saklanan gerilla kuvvetlerini yok etmek üzere görevlendirilen Yüzbaşı Vidal, oldukça sert ve sadist bir insandır. Özellikle cumhuriyetçi direnişçilere karşı sergilediği acımasız tutum, etrafındaki insanlara korku salıyor. Güç meraklısı üvey babasından nefret eden Ofelia ise savaştan ve nefretten uzaklaşmanın yolunu, o çok sevdiği masallardan tanıdığı periyi takip etmekte buluyor. Perinin peşinden ormana giden kahramanımız, merkezinde kendisini bir ‘Pan’ın beklediği labirente girer.

Pan tarafından sihirli bir dünyanın prensesı olduğunu öğrenen Ofelia’nın, ülkesine geri dönmesi için yapması gereken üç görev vardır artık. Bu görevler hiç de basit olmayıp, aksine ana karakterin başına dertler açacaktır. Senaryo, küçük kızımızın görevleri yerine getirmesiyle birlikte yüzbaşı ve gerillalar arasındaki mücadeleye de odaklanıyor. Özellikle kaybedilmiş bir davanın uğruna, ölmeyi göze alan gençlerin hikayesi bu noktada oldukça üzücü. Gözü kibirden dönmüş Yüzbaşı Vidal’e karşı verdikleri mücadele, filmin gerilim dozunu yükselten unsur.

Mistik Karakterlere Can Veren Adam: Doug Jones

Bununla birlikte filmdeki oyunculuklardan bir iki söz etmek gerekir. Ana karakterimiz Ofelia’yı canlandıran Ivana Baquero, oldukça iyi bir iş çıkarmış. Genç kızın hayal dünyasını gerçek kabul etmemize en büyük neden Baquero’nun oyunculuğu. Zira filmin kötüsü Yüzbaşı Vidal’i canlandıran Sergi Lopez’in, genç aktörden aşağı kalır bir yanı yok. Kendisi del Toro’nun filmlerinde göremeye alıştığımız ‘Net Kötü’ karakteri başarılı bir şekilde canlandırmış. Filmi izlerken Yüzbaşı Vidal’den bayağı bir nefret ediyorsunuz.

Fakat bu iki oyuncunun yanında takdirin aslan payını hak eden isim kesinlikle Doug Jones. Amerikalı aktörün filmde canlandırdığı iki karakterde de inanılmaz bir makyaj işi var. ‘Pan’ ve ‘Pale Man’ karakterleri gibi mistik karakterlere haya veren oyuncu benim için filmin en öne çıkan ismi. Özellikle dünyada örnek alabileceği bir benzeri olmayan tiplemeleri oynamak, oyuncular için her zaman zor olmuştur. Ayrıca sözün az olduğu karakterlerde de her zaman jest mimik daha fazla öne çıkar. Doug Jones her iki durumdan da başı dik çıkmış. Hem Pan karakterini hem de Pale Man karakterini beyaz perde literatürüne sokmayı başarmış. Onun filmde yer aldığı sahneler kesinlikle izleyiciyi etkiliyor.

Diğer yandan yönetmen Guillermo del Toro’dan da konuşacak olursak, kendisinin dünya üstü varlıkları, yaşamdan hikayelere sokmakta ne kadar başarılı olduğunu biliyoruz. Bunun en son örneğini The Shape of Water’da da gördük. Masal karakterlerini, bir iç savaş ile çalkalanan bir hikayeye oldukça başarılı yedirmiş. Meksikalı yönetmenin bu yönünü çok takdir ediyorum. Bir elmaya baktığı zaman bir elmadan fazlasını görüyor ve bu da imzası olduğu filmleri heyecanla beklemek için yeterli bir sebep.

Uzun lafı kısası, El Laberinto Del Fauno Base Kepers‘ın siz sevgili okurlarına bu haftaki film tavsiyesi. Eminim ki bu Pazar Sineması Kulübü tavsiyesi filmi izlediğinize pişman olmayacaksınız. Küçük bir kızın hayal gücünün, bir savaştan bile güçlü olabileceğini anlatan bu filmi kesinlikle izleyin. Eğer tadı damağınızda kalır, doymayıp film izlemeye devam etmek istiyorsanız da eski Pazar Sinema Kulübü önerilerine bir göz atın. Haftaya görüşmek üzere, iyi seyirler.

Pazarınızı güzelleştirecek diğer öneriler için;

Pazar Sinema Kulübü

 

Etiketler

Kubilay Koyuncuoğlu

Doğuştan Silivrili, soğuk sever. Mahallenin dost canlısı, süper yazarı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu