FilmFilm İnceleme

İddia Ediyorum! Dune Harika Bir Film Olacak

Sevgili Base Keepers okuyucuları uzun bir aradan sonra; bir yazı serisini oluşturmanın en önemli adımı olan ikinci ‘İddia Ediyorum!’ yazısı ile karşınızda bulunuyorum. Söz konusu yazı serisinde kendimce bahisler ortaya atıyorum. Sonrasında ise çapını bilmez ukala bir yazar olarak, belli argümanlar da öne sürerek, bu fikirleri (İlk hadsizliğim “İddia Ediyorum! Joaquin Phoenix’in Joker’i tarihe en iyi Joker olarak geçmeyecek.de görüldüğü üzere) sonuna kadar savunuyorum. Serinin ana hatları az çok belli olduysa, sözü çok da uzatmadan, ‘İddia Ediyorum!’un devam konusuna geçmek istiyorum. Huzurlarınızda, benim içi savunması oldukça kolay bir iddia olan, İddia Ediyorum! Dune Harika Bir Film Olacak.

Bu  aslında bir düşününce çok da şuursuzca olmayan iddiam üç ana temele dayanıyor: Filmin baz aldığı hikaye, oyuncu kadrosu ve yapımın yönetim ekibi… Her şeyden öte 2020 yılında izleyici ile buluşacak Dune filminin en önemli kozu; ilham aldığı ve kendisi ile aynı adı taşıyan kitap. Frank Herbert‘ın ilk olarak 1965 yılında piyasaya sürdüğü ve devamında çıkardığı beş kitapla koca bir seri haline getirdiği Dune, bilim-kurgu romanların arasında en önemli eserlerden biri kabul ediliyor.

Dune: Bilim Kurgu Romanlarının Mihenk Taşı

Övmekten geri kalamadığımız hikayesine ucundan değinecek olursak Dune serisinde tüm olaylar; Atreides Hanedanlığı’nın yöneticisi olan I. Leto’nun, Arrakis adlı gezegeni hükmü altına almasıyla başlıyor. Ailesi, askerleri ve tüm eşrafı ile birlikte Leto’nun yeni gezegenine taşınmasıyla da ortalık alev alıyor. Zira Arrakis gezegeninin halef yöneticisi Harkonnen ailesi ile Atreides Hanedanlığı arasında yıllar öncesine dayanan bir kan davası bulunmaktadır. Dahası bilinen evrenin padişahı olan IV. Shaddam da, Leto’nun ve dahil olduğu ‘Büyük Aileler’in yükselen gücünden hiç hoşnut değildir. Bu sebeple imparator, Harkonnenlerin başındaki isim Baron  Vladimir Harkonen ile kafa kafaya verip, I. Leto’nun sonunu getirme planları yapar. Kısacası Atreides Hanedanlığı, kendileri için hazırlanmış koca bir tuzağa adım atmaktadır.

dune-illustration-basekeepers

Öte yandan gittikleri Arrakis de öyle pek dost canlısı bir gezegen değildir. Yerli halkın Dune adını verdiği gezegenin tamamı çöller ile kaplıdır ve söz konusu çöllerde boyları devasa noktalara ulaşan kum solucanları cirit atmaktadır. Öte yandan koca gezegende su bulmak da neredeyse imkansızdır. Arrakis’te başıboş bir gezginin hayatta kalması mümkün değildir. Zira bir avuç ilkel yerliler olan Fremenler dışında, medeniyetin olmadığı yerde hayatta kalabilen bir insan da bulunmamaktadır.

Ancak bu çorak Arrakis gezegeni zengin bir melanj ya da baharat adı verilen oldukça önemli bir maden damarına sahiptir. Öyle ki bu madenler; Atreides Hanedanlığı’nı zengin topraklarından ayrılıp, çorak bir çölün içinde, üstelik düşmanın kucağında yaşamaya itecek kadar değerlidir. Zira melanj, kullanıcısına telepati gücü bağışlamasından tutun da uzayda yolculuğu kolaylaştırmasına kadar pek çok yararı bulunmaktadır. Bilinen evrende melanjın tek kaynağı Dune gezegeni olunca da kitap, içerisinde envai çeşitte kişi ve kurumların yer aldığı bir koltuk kapmaca hikayesini anlatmaktadır.

Su Merkezinde Bir Hayat

Bu çok oyunculu ve her elini başka bir başkasının oynadığı satrancın yanı sıra kitabın diğer bir kuvvetli yönü, şaşırmayacaksınız ama anlattığı gezegen Dune. Frank Herbert tarafından kuvvetlice aktarılan gezegen, bir gezegeni çapında yaratılmış ilk ekolojik roman kabul edilmektedir. Dev kum solucanlarından, sınırlı su ile yaşamaya adapte olmuş küçük fare benzeri yaşam formlarına kadar Arrakis, oldukça komplike bir doğaya ev sahipliği yapıyor. Ayrıca diğer canlılar kadar az su ile yaşamaya adapte olmuş olan yerli halk Fremenlerin de günlük yaşantısı oldukça detaylı kaleme alınmış. Yiyecek gibi basit ihtiyaçlardan tutun da din gibi manevi konulara kadar tüm kabile yaşamı suyun değeri altında dönüyor. Din, ekoloji ve sosyal yaşamdaki bu detaylar da Dune hikayesini zengin tutuyor.

dune-basekeepers

En nihayetinde Dune‘un bir bilim kurgu eseri olduğunu da unutmamak gerekiyor. Altmışlı yılların ortalarında okuyucu ile buluşan eser, Herbert‘in parlak zekasından çıkmasında ötürü teknoloji konusunda oldukça yenilikçi bir romandı. Bu yönüyle kendinden sonra gelen ve Western’i uzay maceraları ile birleştirip başarılı olmuş pek çok filme de öncülük etti. Dahası kitapta koca bir gezegenin kurgulanmış olması kendisinden sonra A Door into Ocean ve Mars Üçlemesi gibi bu alanda başarılı bilim kurgu eserlerinin ortaya çıkmasında da ön ayak oluşturmuştur.

Sonuç olarak Dune, bugüne kadar karşılaştığımız çoğu uzay macerasının ötesinde bir hikayeye sahip. Özellikle Arrakis tahtı etrafında yaşanan mücadele eseri benzerlerinden ayırmayı başarıyor. Game of Thrones‘un o ilk dört sezonundan çok sevdiğimiz bol politika ve entrikayı yapımda göreceğimizi düşünüyorum. Bunun ötesinde detaylı dünyasıyla da seyirciyi mest edecek ayrıntılara sahip öykü, gelecek filmin en önemli kozunu oluşturuyor.

Dev Oyun Kadrosu…

Bu sözü pek çok kez duymuşsunuzdur: Dev oyuncu kadrosu… Ancak 18 Aralık 2020’de izleyici ile buluşacak olan Dune, belki de dünya üzerinde bu sözü en çok hak eden ilk filmlerden biri olacak. Öyle ki film setinde elinizi sallasanız bir yıldıza çarpmaması elde değil. Başarılı usta ve genç yıldızlardan oluşan kalabalık bir ekibe sahip olması filmin başarılı olacağına dair iddiamızın diğer bir dayanağı.

Ekipte yer alan oyuncuları saymaya başlarsak; öncelikle hikayenin en başında önemli bir yeri bulunan Duke Leto Atreides karakterini, uzay maceralarına son Star Wars üçlemesinden alışkın olan Oscar Isaac canlandıracak. Dükün sadık yaverlerini oluşturan ekip ise düşmana korku salacak cinsten. Ekibin yaşlı kurdu Thufir Hawat’ı Stephen McKinley Henderson dükün maiyetindeki en cengaver iki savaşçıya ise Jason Mamoa (Duncan Idaho) ve Josh Brolin (Gurney Halleck) hayat verecek.

Bunun yanı sıra öykünün kötü adamı Baron Vladimir Harkonnen’i usta oyuncu Stellan Skarsgård canlandıracak. Dune hikayesinin iki ana karakteri biri Lady Jessica’yı diğer bir İsveçli aktör Rebecca Ferguson oynarken, filmin baş kahramanı Paul Atreides ise yıldızı hızlı bir yükselişte olan Timothée Chalamet’in ellerine teslim edilmiş durumda.

Tabii ünlü isimler saymakla bitmiyor. Zira diğer bir genç yıldız Zendaya da Dune‘da Fremen halkından Chani’ye can verecek. Üstelik Fremenler arasındaki tek tanıdık isim o değil. Usta savaşçı Stilgar’ı yılların aktörü Javier Bardem, büyük savaşçı Rabban’a ise Dave Bautista oynayacak. Adeta yıldızlar geçidine ev sahipliği yapan ‘ilk’ filmin oyuncu kadrosu, devam filmi olursa kimleri ekleyecekler hele, adeta bu yapım harika olacak diye bağırıyor.

Usta Bir Yönetim

Pek çok zaman başarılı bir hikaye ve yıldız oyuncuların bir araya gelmesi, filmin güzel kabul edilmesi için geçerli sebeptir. Dune ise buna ek olarak oldukça başarılı bir yönetmen ve yardımcılarına sahip. Öncelikle Dune‘un başında, Blade Runner 2049, Scario, Arrival gibi son beş yılın en etkileyici yapımları arasında sayacağımız filmlerin yönetmeni Denis Villeneuve yer alıyor. Özellikle Blade Runner‘ın devam filmde yakaladığı başarıyla adı “Star Wars” filmi çekeceğine dair dedikodulara karışmış olan Villeneuve, bu imkanı yakalayamamıştı. Şimdi ise yönetmenin eline yepyeni bir küt eseri var etme fırsatı geçti. Dune ile ilgili oldukça heyecanlı olduğunu her fırsatta dile getiren Denis Villeneuve filmin harika olacağına dair en güvenilir garanti kabul edilebilir.

Öte yandan Villeneuve’un bu amaca ulaşmasında ona yardımcı olacak başarılı iş arkadaşları bulunuyor. Öncelikle filmin senaryosunu, Frank Herbert‘in eseri ışığında Eric Roth hazırlıyor. Kendisi Forrest Gump,  The Curious Case of Benjamin Button ve A Star Is Born gibi Hollywood‘un sevilen yapımlarında kalem çalmış bir senarist. Dune‘un görüntü yönetmenliğini ise daha önce çalıştığı Rogue One ve Mandalorian gibi eserler ile uzaya yabancılık çekmeyecek olan Greig Fraser üstlenmiş durumda. Son olarak başarılı film müziklerine imzasını atmış olan Hans Zimmer, Dune ile bir kez daha hayranlarının kulaklarını mest etme fırsatı bulacak.

Kaypak bir İddia Ediyorum! yazısının daha sonuna geldiğimize göre; filmin baz aldığı hikaye, oyuncu kadrosu ve yapımın yönetim ekibi göz önünde bulundurularak diyebiliriz ki Dune Harika Bir Film Olacak. Özellikle bu günlerde gündemi meşgul edecek Star Wars mirasının ölmekte olduğunu kabullenecek olursak; Dune izleyicilere hak ettiği uzay macerasını sunmaya geliyor. Yazarın takvimi itibariyle bir yıl sonra beyaz perdedeki yerini alacak olan filmi yakın takibinize alın. Zira harika bir film bizleri bekliyor.

Etiketler

Kubilay Koyuncuoğlu

Doğuştan Silivrili, soğuk sever. Mahallenin dost canlısı, süper yazarı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu