FilmFilm İncelemeMüzik

Bir Amazon Prime Müzikali: Guava Island

56 dakikalık bu müzikale yüzeysel bir bakış

Merhaba sevgili Basekeeper takipçileri. Bugün sizlerle Atlanta ve Snowfall  gibi başarılı işlere imza atmış Hiro Murai‘nin Guava Island filminden bahsetmek istiyorum. Filmin başrolünde Murai ile pek çok yapımda çalışmış olan Donald Glover yer alıyor. Guava Island’ı kaleme alan isim ise Donald, namı diğer Childish Gambino’nun kardeşi Stephen Glover. Amazon Prime üzerinden yer alan bu filmden gelim birazcık söz edelim.

Yukarıda bahsettiğim gibi Guava Island filminin başrollerinde Community dizisinden tanıdığımız Donald Glover yer alıyor. Bu isme Rihanna ise diğer başrol olarak eşlik ediyor. Yan rolde ise Black Panther filminde Shuri rolü ile seyircinin karşısına çıkmış Letitia Wright bizlere eşlik ediyor.

Guava Island filminde Rihanna ve Donald Glover başrolü paylaşıyor.

Filmin hikayesine gelecek olursak; Guava Halkı sakin bir hayat sürerken zaman içinde Red Cargo adında bir diktatör çıkagelir. Adadaki ipek böceklerini kullanarak halkı sömüren bu diktatör, izin günü kullandırtmadan insanları çalıştırmaktadır. Tüm bunlar olurken de Deni Maroon adındaki genç bir müzisyen, adanın genç güzeli Kofi ile aşk yaşamaktadır. Filmde Maroon, bir günlük bile olsa bir festival düzenleyerek sevgilisini ve halkını eğlendirmek istemektedir.

Guava Island ve Müzik

Hikayesinden de anlaşılacağı üzere Guava Island filminde müzik can alıcı bir noktada yer alıyor. Filmde söylenen tüm şarkılar Childish Gambino tarafından seçilmiş. Anlayacağınız abimiz filmde sürekli olarak kendi şarkılarını söyleyip duruyor. Bazı noktalarda Childish Gambino albüm tanıtımı gibi hissettirse de izlemesi keyifli bir film. Öte yandan filmde uyuz olduğum bir nokta var ki: Rihanna ile Donald birlikte hiç şarkı söylemiyor. Film, “Yahu o kadar kaliteli iki şarkıcıyı buluşmuşsunuz, finalde birlikte bir şarkı patlatsaydınız.” dedirtse de maalesef sadece isyan ettiğimizle kalıyoruz.

Guava Island ve müzik birbirinden ayrılmaz bir ahenge sahip

Filmi izlerken kafama takılan sorulardan biri de filmin nerede çekildiğiyle ilgiliydi. Küçük bir araştırmayla bu sorunun cevabının Küba olduğunu öğrendim. Açıkçası Küba, mükemmel manzaralarıyla seyir zevkini arttırıyor. Benim film hakkında genellikle olumlu hissetmemi sağlayan en büyük etken hikayenin işlenişi. 56 dakikalık oldukça kısa bir filmde, bize anlatılmak istenen mesaj kafaları sulandırmadan direkt verilmiş. Anlatımdaki sadelik, güzel Küba manzaraları ile birleşince seyir zevki yüksek bir yapım ortaya çıkmış.

Eğer sizde bu karantina günlerinde ne izleyeceğinizi bilmiyor ve kafa yormadan izleyebileceğiniz bir film arıyorsanız, Amazon Prime üzerinden yayınlanan bu kısa müzikale göz atmanızı tavsiye ederim. Bugünlük benden bu kadar bir sonraki film önerimizde görüşmek üzere hoşça kalın. Takipte kalın

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu