FilmFilm İnceleme

Damaklarda Tat Bırakan 7 SPAGHETTI WESTERN Filmi

1950li yıllarda Hollywood, piyasaya yepyeni bir tür sunmuştu: Western filmi. Ütülü kıyafetleri, janti şapkaları ve parlak çizmeleri ile kovboyların cirit attığı bu filmler, bir anda seyircilerin beğenisini kazanmayı başarmıştı. İnsanlıktan nasibini almamış kötülerin, barbar Kızılderililerin ve soyguncu Meksikalıların kovboylar tarafından tepelendiği bu yapımlar, sinema sektörünün gözdesi haline gelir.

Ellilerin sonu altmışların başı ile birlikte bu kovboy filmleri kendi içerisinde bir anti tez oluşturur. Kahramanların o kadar da sütten çıkmış ak kaşık olmadığı, bir yere kadar kötülere hak verdiğiniz bu yapımlar üzerine ilgi çekmeyi başarır. Söz konusu filmlerde kirli sakallı, üstünde pis ve tozlu panço ile dolaşan iyiler, şövalye ruhu taşımalarından ziyade çıkarları olduğu için kötüler ile savaşmaktadır. Sahip oldukları düşük bütçelerden ötürü Avrupa’da ve genellikle de İtalya’da çekilen bu kovboy filmleri bu nedenle Spaghetti Western olarak anılmaktadır. İşbu yazıda da bu türden kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğimiz yapımları bir araya getirdik. O zaman lafı daha fazla uzatmadan, işte Base Keepers‘ın Damaklarda Tat Bırakan 7 Spaghetti Western Filmi:

7-) They Call Me Trinity

Listeye son sıradan giren Enzo Barboni yapımı They Call Me Trinity filminin, yedilinin arasındaki en eğlenceli yapım olduğu su götürmez bir gerçek. Barboni tarafından bulunan iki İtalyan olimpik yüzücü Terence Hill ile Bud Spencer‘ın başrollerini paylaştığı film, komedi ile kovboy macerasının buluştuğu ilk yapım kabul edilir. Başta klasik bir ‘Kahraman kovboylar günü kurtarır.’ filmi olarak tasarlanan They Call Me Trinity, yetersiz bütçe sebebiyle bir anda komedi filmine dönüşmüştür.

Film, yaşadığı ani dönüşümün altından başarılı kalkmayı başarmıştır. Bunda Barboni‘nin başarılı yönetmen/senaristliğinin yanı sıra başroldeki oyuncularin katkısı büyüktür. Öyle ki dostlukları çocuk yaşlarına dayanan Terence Hill ve Bud Spencer oldukça iyi bir ikili oluşturmuştur. They Call Me Trinity ile birlikte büyük üne kavuşan oyuncular, daha sonrasında bu filmin devam yapımları ‘Trinity Is Still My Name’ ve ‘Sons of Trinity’ ile büyük gişe rakamları yakalamıştır. Vahşi batının komik ikilisi olarak anılmaya başlanan Hill ve Spencer, Trinity serisi haricinde pek çok başarılı yapımla da seyirci ile buluşmuştur.

Bu ikilinin beyaz perdedeki ilk filmi olması, usta yönetmen Enzo Barboni‘nin hikaye ve kamera arkasında başarılı bir iş ortaya koyması ve nihayetinde oldukça eğlenceli bir Spaghetti Western filmi olması sebebiyle de They Call Me Trinity, tavsiye listemizdeki yerini kazanmıştır.

6-) For A Few Dollars More

Böyle bir liste oluşturup ‘The Dollars’ üçlemesine yer vermemek büyük haksızlık olurdu doğrusu. Üçlemenin 1965 yapımı ikinci filmi olan For A Few Dollars More izleyiciye iki saatlik hoş bir Western deneyimi sunuyor. Usta yönetmen Sergio Leone tarafından çekilen filmin başrollerini ise Clint Eastwood ile Lee Van Cleef paylaşıyor.

Üçlemenin ilk yapımı olan, ki listenin ilerleyen kısımlarında yer alıyor, A Fistful Dollars‘ta tanıdığımız Clint Eastwood‘un oynadığı Monco, azılı bir hapishane kaçkını olan Indio’nun peşine düşer. Bu serüvende en büyük desteği de Albay Douglas’tan görür. Başında 10000 $ gibi büyük bir ödül bulunmasına rağmen hem Joe hem de Douglas Indio ve çetesini intikam arzusuyla yakalamak istemektedir.

Sergio Leone‘nin ikinci Western filmi olan For A Few Dollars More, kelle avcıların serüveni ile seyircinin beğenisini kazanmıştır. Başroldeki Clint Eastwood ile Lee Van Cleef‘in uyumu ise bu başarıda büyük bir pay sahibidir. Usta isimlerin bir araya geldiği For A Few Dollars More, izlemeniz gereken Spaghetti Western filmleri arasında yer alıyor.

5-) Django

Esasında sıradaki film Django‘yu, aynı filmin giriş sahnesinden daha iyi anlatabilmek pek mümkün değil. Seyircinin karşısına ilk olarak sırtındaki tüfek ve peşinden sürüklediği tabutla çıkan Django, tek tabanca takılan bir silah ustasıdır. Bu silah ustasının sıradaki durağı ise iki çetenin ortasında kalmış bir kasabadır. Kasabadaki çetelerden hem Devrimci Meksikalılar hem de ırkçı Klansmen ekibi ile işbirliği yapan Django, bu noktada intikam planını uygulamaya başlar.

Seyirciyi etkisi altına almayı başaran Django filminin yönetmen koltuğunda usta isim Sergio Corbucci oturmaktadır. Bununla birlikte yapımın görüntü yönetmeni de Enzo Barboni‘dir. Hikayesi ile başroldeki Franco Nero’yu bir anda dünyanın en ünlü kovboyları arasına sokan Django, ardından pek çok yapımı etkilemeyi de başarmıştır. Esasında bir resmi devam filmi bulunmasıyla birlikte, Django’nun hikayesi ile benzerlikler taşıyan pek çok film çekilmiştir. İntikam peşinde koşan, silah ustası kelle avcıların anlatıldığı hikayelerin baş kahramanları Django olmuştur, tıpkı Quentin Tarantino‘nun 2012 yapımı filminde olduğu gibi. Bu anlamda Spaghetti Western filmleri arasında büyük yeri olan Corbucci‘nin Djangosu, hikayesi ve etkileyici görselleri ile listemizin beşinci sırasında yer alıyor.

4-) The Good The Bad And The Ugly

Yedilinin şüphesiz en ünlü yapımı olan The Good The Bad and The Ugly tavsiye listemizde yer alan sıradaki filmimiz. Yine Sergio Leone‘nin tedrisatından çıkmış bu filmin başrollerinde  Clint Eastwood (iyi) ve Lee Van Cleef (kötü) ile birlikte Eli Wallach (çirkin) yer alıyor. Filmin konusundan biraz bahsetmek gerekirse, yapımda Tuco (Çirkin), üzerine ödül konulmuş bir kanun kaçağıdır. Sarışın (İyi) ise Tuco ile iş birliği yaparak kasabaları dolaşmaktadırlar. Tuco’yu kanun adamlarına teslim eden Sarışın, ödülü alıp Tuco’yu asılmaktan son anda kurtarmaktadır. Bir kasabada işlerin ters gitmesi üzerine ortaklıkları bozulur.

Birbirinin peşine düşen bu ikili, savaş ganimeti altınları bulmak için yeniden iş birliği yapmak zorunda kalır. Ancak onlar gibi altınların peşinde olan bir isim daha vardır: Melekgöz (Kötü). Hakimiyetin sürekli el değiştirdiği mücadelede mezarlığın ortasında yapılan o meşhur üçlü düello, kazananı belirleyecektir.

The Dollars üçlemesinin son eseri olan The Good The Bad and The Ugly özellikle hikayesi ile yıllar boyunca seyircilerin beğenisini kazanmayı başarmıştır. Başrolündeki isimlerin harika uyumu ile birlikte yönetmen Sergio Leone‘nin yazar ve yönetmenlikteki ustalığını bu yapımda da sürdürüyor olması bu başarıdaki önemli faktördür. Bunlara ek olarak filmin en önemli detaylarından biri de filmin müziklerinin Ennio Morricone tarafından hazırlanmış olmasıdır. Ectasy of Gold, The Good The Bad and The Ugly ve The Sundown gibi Spaghetti Western hayranlarının kulaklarına kazanmış parçalar, bizzat Morricone tarafından bu film için hazırlanmıştır.

3-) Once Upon A Time In The West

Listenin efendisi Sergio Leone tarafından hazırlanmış bir film ile devam ediyoruz: Once Upon A Time In The West. 1966 yılında The Good The Bad and The Ugly çekerek The Dollars üçlemesine son veren Leone, iki yıl sonra yeni bir Spaghetti Western yapımı için kolları sıvar. Charles Bronson, Claudia Cardinale, Jason Robards ve Henry Fonda gibi dönemim önemli aktörlerinin başrolde yer aldığı film; yeni dul kalmış bir kadının vahşi batıda verdiği hayat mücadelesini konu almaktadır. Kocasını öldüren Frank’ten intikamını almak isteyen Jill, bunun için Frank’le görülecek bir hesabı olan Harmonica ve başka bir kanun kaçağı olan Cheyenne ile iş birliği yapar.

Kadın başrole sahip olmasıyla pek çok Spaghetti Western filminden ayrılan Once Upon A Time In The West özellikle Avrupa’da büyük bir gişe başarısı yakalar. Öyle ki film bazı Avrupa kentlerin üç yıl gösterimde kalır. Bununla birlikte yapım Amerika’da istediği izleyici sayılarına ulaşamaz. Özellikle Sergio Leone‘nin diğer yapımları ile kıyaslandığında Amerika basını Once Upon A Time In The West‘i başarısız bulunur. Yine de oyuncu kadrosu, hikayesi ve dahası Ennio Morricone besteleri ile etkileyici bulduğumuz Once Upon A Time In The West, bizim listemize üçüncü sıradan girmeyi başarıyor.

2-) A Fisftful of Dollars

Zirveye yaklaştığımız listemizin ikinci sırasında, şaşırmayacaksınız ama yine bir Sergio Leone filmi yer alıyor. The Dollars üçlemesinin ilk filmi olan ve Clint Easwood ismini sinemaya kazandıran yapım olan A Fistful of Dollars, pek çok yönüyle seyircinin gönlünü kazanmayı başarmıştı. Eastwood tarafından canlandırılan isimsiz karakter Western filmlerinde pek görülmeyen bir anti-kahramandı. Genellikle parayı dert eden, ikili oynayan ve kadınlara kötü davranmaktan geri durmayan bu ana karakter; o zamana kadar beyaz perdede yansıtılmış şövalye ruhlu kovboylardan oldukça farklıydı.

A Fistful of Dollars’ı bu kadar başarılı kılan hikaye ve karakter anlatımda ise usta Japon yönetmen Akira Kurosawa‘nın 1961 yapımı Yojimbo filminin etkisi büyüktür. Ronin bir samurayın hikayesinin anlatıldığı Yojimbo özellikle anlatım açısından Sergio Leone‘nin filmine temel oluşturmuştur. Öyle ki Kurosawa, Sergio Leone’ye gönderdiği mektupta “Bir Avuç Dolar, benim filmim” demişti. Edebi ve Sanatsal Eserlerin Korunmasına dair Bern Anlaşmasını dolayısıyla Leone, A Fistful of Dollars’ın gelirlerinden bir kısmını Akira Kurosawa’nın banka hesabına aktarmıştı.

Kurosawa‘nın zengin hikayesine ek olarak Clint Eastwood ve Gian Maria Volontè gibi iki önemli aktörün yer alması A Fistful of Dollars’ı zirveye çıkarmıştır. Leone‘nin usta yönetmenliği sonucu beyaz perdenin pek çok unutulmaz karelerini barındıran film, Spaghetti Western yapımların olmazsa olmazı Ennio Morricone müzikleriyle de buluşunca ortaya bir başyapıt çıkmıştır. Sergio Leone‘nin en başarılı Western filmi kabul ettiğimiz A Fistful of Dollars’ı kesinlikle izlemeniz gerekiyor.

1-) The Great Silence

Base Keepers‘ın Damaklarda Tat Bırakan 7 Spaghetti Western Filmi listesinin zirvesinde, Sergio Leone ile bu akımın önder yönetmeni olan Sergio Corbucci‘nin The Great Silence‘i yer alıyor. Filmin konusunda, pek çok Western yapımında olduğu gibi, bir intikam meselesi yatıyor. Kısaca bahsetmek gerekirse, Silenzio küçük yaşta annesi ve babası haydutlar tarafından öldürülmüştür. Kendisi de aynı haydutlar tarafından boğazı kesilerek konuşamaz hale getirilmiştir. Şimdileri usta bir silahşor olan Silenzio, Pauline adlı bir kadın tarafından bir kasabaya davet alır. Pauline, kocası Tigrero adlı bir haydut ve çetesi tarafından katledilmiş dul bir kadındır. Pauline’e aşık olan Silenzio onun intikamını almak için çetenin peşine düşer.

Hikayesinin yanı sıra The Great Silence, atmosferi ile de seyirci etkilemeyi başarıyor. Film sahip olduğu boğucu kış atmosferi ile beyaz perde karşısındaki izleyiciye görkemli bir deneyim sunuyor. Filmin başrolünde Jean‑Louis Trintignant, Klaus Kinski ve Vonetta McGee‘nin yer almaktadır. Bu etkileyici yapımın müzikleri ise yine usta müzisyen Ennio Morricone tarafından hazırlanmıştır. Özellikle de etkileyici sonuyla akıllara kazanmayı başarmış The Great Silence, kesinlikle izlenmesi gereken Spaghetti Western filmi listemizde ilk sırada yer alıyor. Bir sonraki Western öneri listemizde görüşmek üzere, o zamana kadar film ile kalın.

Etiketler

Kubilay Koyuncuoğlu

Doğuştan Silivrili, soğuk sever. Mahallenin dost canlısı, süper yazarı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu