Dizi İnceleme

Bir Başkadır: Bambaşka Bir Dizi

Netflix'in Yeni Gözdesi Bir Başkadır Dizisinin Spoilerlı İncelemesi

Merhaba sevgili Basekeepers okuyucuları. Bugün sizlerle Netflix‘in yayınladığı Bir Başkadır dizisi hakkında konuşacağım. Tabii burada sizi uyarmak isterim, inceleme epey bir spoiler içeriyor. Kısacası bu bir spoiler uyarısıdır. Uyarımı yaptığıma göre yazıma geçiş yapabilirim: Nedir bu milletin çok konuştuğu Bir Başkadır dizisi ve dahası nasıl olmuş?

Doğruyu söylemem gerekirse dizi fazla iyiydi, bayağı iyiydi, çok iyiydi. Yazarı ve Yöneteni Berkun Oya‘nın diğer işi olan Masum dizisinden biraz farklıydı. Masum çok iyi başlamıştı ama devamını getirememişti. Dostumuz dersini almış gibi duruyor. Diziden bahsetmeye başlayacak olursam Bir Başkadır, bastırılmış duygulara sahip sınıf farklarına sahip bir çok insanı konu alıyor.

Bir Başkadır, bastırılmış duygulara sahip sınıf farklarına sahip bir çok insanı konu alıyor.

Dizinin tek kötü noktasını aradan çıkartmak isterim. Bana dizinin ortalarında bir yerlerde tempo dengesizleşiyor gibi geldi. Orta yerlerde dizi bir aksıyor açıkçası. Bunun dışında beğenmediğim bir konu yok. Beğendiğim noktalara ise nereden başlasam bilmiyorum. En iyisi oyuncularından başlamak Fatih Artman, Funda Eryiğit, Bilge Önal ve Öykü Karayel‘in performanslarını çok beğendim. Pek çoğumuzun Behzat Ç. dizisinden hatırladığı Gökhan Yıkılkan nam-ı değer Muzo da çok iyi oynamıştı. Özellikle Funda Eryiğit’in oynadığı Ruhiye karakterinin kendine zarar verdiği sahneler hem çekim hem de oyunculuk anlamında çok iyiydi. Dahası Fatih Artman’ın bütün sahnelerine hayran kaldım dostumuz cidden doğal bir yetenek. Bilge Önal ismine de atlamak istemiyorum, bence kendisi cidden iyi performans sergilemiş.

Detaylı İşlenmiş Karakterler

Aslına bakarsak diziyi üst sınıfa taşıyan iki nokta var bu iki konu dizinin ortamını değiştiriyor. Çünkü dizi sadece tek bir sosyoekonomik sınıfı anlatmıyor. Farklı farklı insanların hikayesini ve dertlerini anlatıyor. Mesela ana karakterimiz Meryem kendisi hiç yok psikiyatriste gittiğinde hep abisi, yengesi, yeğenlerini anlatıyor. Bu karakter etrafımızda yok mu kendisini düşünmeyen ama bu onun iyimserliğinden değil ona hiç söz hakkı tanınmadığından dolayı bu durumda. Mesela Peri karakteri egosuyla savaş içinde Meryem’in başörtülü olması, cahil olması onun sinirlerini bozuyor. Ama öte yandan bu konunun üstüne gittikçe özellikle Melisa’nın gerçekleri yüzüne vurduğu sahneden sonra Meryem karşısında güçsüzleşiyor ve sonunda ona kapılarını açıyor.

Yasin, dizinin kilit karakterleri arasında yer alıyor.

Yasin karakterine geldiğimizde kendisinin büyük bir iletişim problemi var. Karısı Ruhiye ona cevap vermeyince çok öfkeleniyor aynı zamanda kardeşi Meryem bir lafa başlayıp devamını getirmeyince de çok sinirleniyordu. Zaten çocuklarından biri hiç konuşmuyordu ve o çocuğu konuşması için çok zorluyordu. Lafı getirmek istediğim yer, Yasin aslında onlara konuşma fırsatı hiç vermemiş ki hep onlar için ses oluyor. Örneğin Meryem’in psikiyatriste gittiğini hocaya söylemediğini öğrenince hemen hocayla konuşmasını istemişti. İşte burada Meryem hakkında söylediğim şeyler devreye giriyor ona hiç konuşma fırsatı verilmemiş. Ruhiye karakteri zaten çok konuşan bir karakter değil ama hikayesinin derinliklerine indiğimizde onun eskiden köyde cinsel istismara uğradığını öğreniyoruz, ve kocası Yasin ona istismarcının öldüğünü söylemesiyle psikolojisi bozuluyor onu aklından atamıyor çünkü istismarcıyla kapanmamış bir hesabı var ona karşı çok öfkeli bunu kusmak istiyor bu yüzden köye gidip mezarına tükürmek istiyor.

Gülbin karakterine geldiğimizde kendisi dizede bir nefes gibi başladı aslında Peri hastasını ona anlatıyordu. Açıkçası bu sahneler çok önemliydi Peri’nin psikolojisini anlamamıza yardımcı oldu. Ben ilk bu karakterin seyircinin nefes almasını sağlamak için oluşturulduğunu sandım. Ama kendisinin de apayrı bir hikayesi varmış. Gülbin’in ablası Gülhan karakterine geldiğimizde tek diyebileceğimiz şu ki kardeşi Gülbin’i aşırı derece de kıskanıyor. Hayrunnisa karakterine gelelim kendisi istemediği şeyleri ailesi öyle istiyor diye yapıyor. Bu da çevremizde görebileceğimiz bir insan tipi. final bölümünde ise ‘Hayır ben buyum.’ diyebilmesi çok büyük hareketti.

Bence dizinin en tatlı karakteri olan Hoca öncelikle çok tatlı bir karaktere sahip. Settar Tanrıöğen’in bu karakteri oynaması, harika bir oyuncu tercihi olmuş. Beni etkilediği sahneler çiçek sahnesi ve Hayrunnisa’nın üvey olduğunu öğrendiğimiz sahneydi. Son olarak değineceğim karakter Sinan karşısındaki insanı insan değil obje olarak gören bir karakter. Hem Melisayı hem Gülbin’i obje olarak görüyor, bir de büyük ihtimalle ailesi onu çocukluğundan beri rekabete zorlamış. Günümüz Türkiye’sinde ne yazık ki hala çocuğunu bir rekabete sokan ebeveynler var. Burada da dizi yine hayatımızda gördüğümüz bir hikaye oluyor.

Öte yandan dizinin en sevdiğim yanı; karakterlerin detaylı işlenmesine rağmen bu karakterlerden genelleme yapılmaması oldu. Çünkü ben her ne kadar insan tipi desem de bahsettiğimiz bütün insanlar bir tipleme değildi, ayrı birer karakterdi. Bunun getirisi olarak karakterlerimiz hayatın içinde sürüklenip giden insanlar bu sebeple gerçek bir yapım. Çünkü hepimiz birbirimize benzesek de aslına bakarsak hepimiz ayrı birer karakteriz, değil mi?

Netflix Doğru Reçeteyi Buldu mu?

Bir Başkadır bahanesiyle değinmek istediğim bir konu daha var ki: Bu dizide hatalarından ders almış bir Netflix‘de vardı. Atiye ve Hakan: Muhafız‘ın tersine bu aslında tam bir Berkun Oya dizisiydi. Atiye ve Hakan:Muhafız herkes sevsin diye oluşturulmuş yapımlardı. Hikaye ekibinde beş on kişi bulunduran dizilerdi. Ama hiçbiri Bir Başkadır gibi karakteristik değildi. Dediğim gibi bu tam bir Berkun Oya dizisi. Dizinin fragmanı yayınlandığında ne yazık ki yorumlara bakmak gibi bir hata yaptım ve şunu gördüm: Herkes dizinin Türkiye’yi kötü anlatmak üzere hazırlandığını söylüyordu. Ama işler öyle değil. Bence Oya Türkiye üzerinden evrensel sorunları işlemiş. Çünkü sadece ülkemizde bastırılmış duygulara sahip insanlar yok. Ailesiyle sorunları olan insanlar sadece Türk değil. Keşke bu konuda daha az tetikte olsak keşke bunun yerine ülkemizin ve kendimizin yaşadığı problemler üstüne gitsek.

Berkun Oya, kendine özgün ve çarpıcı bir yapım ortaya koymuş.

Evet sevgili diziseverler, bir yazımın daha sonuna geldim. Yukarıda belirttiğim gibi ben Bir Başkadır dizisini çok beğendim. Özellikle karakterlerin tek tek işlenmesi beni diziye hayran bıraktı. Buradan huzurunuzda Berkun Oya’yı bir kez daha tebrik ediyorum.  Bir sonraki yazıma kadar yaşamayı unutmayın ve kendinize dikkat edin.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu